ilk yazı olması nedeniyle bayağı bi geçmişe inerek şimdiki sorunların veyahud hep dövündüğümüz nedenlerin olası cevabını bulmak amacıyla şapkanın deinlerine inerek çıkan kelimeleri paylaşmak istedim ama biraz ıslanmıstı çünkü bu kelimeler NUH TUFAN'INDA hayliyle ıslanmıştı.
Şapkanın derinlerinden çıkan tufandan dolayı hayli ıslak olan kelimelere bakılırsa birbirlerine aşık ve aşklarını haykırırcasına yaşayan; kimi zaman aşklarını agaçlara kazıyarak belgelemiş kimi zaman ise daha önce hiç görmedikleri çiçeklere rast geldiklerinde birbirlerinin adını çiçeğe vererek çiçekle birlikte aşklarınında yşermesini sağlayan iki aşık gencin gemi kalktığında gemide olamamalarından ötürü kısacası aşkın gemiye onlarla birlikte binememiş olmasından dolayı nesiller nesillere anlatmış her nesil bi önceki nesilin kulağına çaldıkları,iliştirdikleri aşkı dinlemişler fakat yaşayamamışlardır.
Gemiye binemeyen kendilerinin ki gibi aşkında biletini yakan o iki gence ''n e oldu derseniz'' geminin kalkmasına yakın tufanın başladığı ve yavaş yavaş sinyallerini verdiği sırada meydana gelen sarsıntılar sonucu gitmeye hazırlıklarda sıkıntı yaşayan insanlar doğru dürüdt hareket edemediklerinden ötürü işleri uzun sürmüş ve gecikmişlerdir zar zor hazırlıklarını bitiren ve kızın evine güç bela gelebilmiş erkek bakar ki kızın evi yerinde yoktur ve çıglık sesleri gelir deliye dönen adam sevdiği kızı enkaz altında sıkışmış bir şekilde görürü ve yardım ister fakat o koşuşturmacada gözleri kendilerinden başka kimseyi görmeyen insanlar genç adamın bu haykırışlarını duymazlar bile tek başına kızı oradan kurtarmak için elinden geleni yapan gencin uğraşları fuzulidir kız ondan gitmesini geminin kalkıcagını yetişmesini ister ama genç adam bunu adam bunu aklından bile geçirmez böylelikle gemi kalkar kız ve oglanda orda suya gömülürler denilen o ki okyanus dibindeki mercanlar onların cansız bedeninin oluşturduğu ve bıraktıkları son güzellik okyanus diblerindeki incilerse kalbleridir...
Bundan dolayı adı, hikayeleri kulağımıza ilişen Aşkı bilir, işitir fakat yaşayamayız aşk o gün orada sulara gömülmüş ve insanoğlu yerine o nasibi balıklar almıştır belki birğün balık tutarken Sarayburnu'ndan oltanıza o sulara gömülmüş aşk takılır ha ne dersiniz en azından ''UMUT'' un gemide olması bizi her daim ayakta tutmadı mı........
0 yorum:
Yorum Gönder